Unutulmayacak Anı ve Kitaplarla Sunulan Eşsiz Dostluk
Sevgili Can Kartoğlu 'na...
1 Mayıs Fotoğrafı, yitirdiğim babam, umutla hüznün harmanlandığı sevgi dostluk mesajı ve kitap(lar)!
Başlıktaki bütün bu durumlar nasıl bir araya geldi hâlâ şaşkınım ve bugün heyecanla beklediğim kitap kargosunun gelmesiyle duygularım iyiyden iyiye zaptedilmez hâl aldı.
yitirdiğim yapı işçisi/ustası babamın fotoğrafını da içine eklemiştim. Tabii bu fotoğrafın hikâyesini
tamamlayacak olan da kuşkusuz Nazım'ın Yapıcılar şiirinin dizeleriydi ve onu da paylaşımımın altına eklemiştim.
Yedi Mayıs günü daha çok yeni bir fotoğraf sitesinde birbirimizi takip etmeye başladığımız sevgili Can Kartoğlu'dan bir mesaj aldım. Mesajı okurken göz yaşlarımı tutmam mümkün değildi, ekran sırılsıklam olmuştu.
Mesajı tabii yazmam olanaklı değil ancak "1 Mayıs paylaşımınız beni derinden etkiledi. Keşke bu bilgiyi (babanızın yapı işçisi olduğunu) önceden bilseydim size son kitabımı imzalayarak gönderirdim..." sözlerini beni nasıl derinden etkilediğini anlatmak için buraya da aktarıyorum.
Sıcacık, sevgi dolu, duygulu karşılıklı yazışmamız oldu ve çarçabuk adresim istenmiş ve bir iki gün içinde kargoya verilmiş ve kargo bilgilerini içeren ilgili evrak bilgileri de fotoğraflanarak gönderilmişti.
İki gün sonra da kargom geldi. Kargoya sonra dönmek üzere minik bir ara vereyim.
bir sosyal medya platformundan yıllardır izliyor ve birlikte bu duygu ve düşünceleri paylaşıyorduk. Yazıları yarattığı ilgiyle birlikte anlatımları da adeta bir öykü/roman okumuşum hissi verir. Bazen coşku ve yaşam sevinci/umut fışkıran bir çiçek fotoğrafındaki şiir gibi sözlerini defalarca okurum. O neşe bana da geçer şüphesiz mutlanırım. Kendi fotoğraflarında bazen kulağının üstüne iliştirdiği çiçek de çok güzel durur. Söylemeden geçemeyeceğim...
Neden mi anlattım bu kısmı işte burası benim için çok önemli de ondan. Sosyal medya üzerinden pek çok kişi görürüz, tanıdıklarımız zaten bildiklerimizdir. Bir de hiç önceden tanımadıklarımız bu ortamlarda paylaşımlarından az çok kendisini de zihnimizde canlandırabildiğimiz ya da hissettiğimiz saygıdan canlandırmak, hatta tanışmak istediğimiz kişiler vardır. Bu kişilerin sayıları fazla değildir.
Daha önce sık sık yazdım sosyal medya üzerinden hiçbir kişi ile ( önceden bir geçmişimiz yoksa) arkadaş olunamaz, ilişkiler oldukça plastikleşti, samimiyet ve tutarlılıktan çok uzaklaştı diye. Zaten bu ortamlar da arkadaş edinme ortamları değil ve yaşadığımız bazı deneyimler de belki çoğumuza bunu düşündürtmüştür. En üzüntülü paylaşımlar bile ( yakın kaybı gibi) bir iki söz ile geçiştirilir oldu. Birbirini hiç tanımayanlar için nispeten normal kabul edilebilen bir durum bu. Ancak aynı şehirde birbirine ulaşması olanaklı iken kişilerin ya bir sosyal medya mesajı ya da telefon ile kısa mesaj yazılır hale geldi. Çok yazık, insan ilişkileri için çok yalnızlık hissetttirici...
Peki ben niye bu kadar derinden etkilendim. Öncelikle paylaştığım fotoğrafa hemen herkesin yaptığı gibi; şöyle bir bakmamış, alttaki yazıyı/şiiri görmezden gelmemiş ve geriye doğru üstelik fotoğraflarımı incelemiş ve babamı da bir anlamda andığım paylaşımıma duygularını ve "ne yapabilirim de ben de katkı koyarım" diye düşünmüş. İşte bunu yapabilen kişi sayısı belki de bir elin parmak sayısını geçmez; o kişi ne mutluyum ki benim yaşamıma bir şekilde girmiş oldu. Adı: Can Kartoğlu. Bilmeyenler öğrensin isterim...
Kargoya döneyim artık. Öncelikle paketlenmesinde gönderen kişinin adının yanındaki "gülen yüz " çizimini görünce elimle sevdim ve öptüm. Böyle bir kargo hiç almamıştım...Kargonun içinde bir sürpriz de beni bekliyordu:
kitabının yanında kızı sevgili Can Gürses'in " Ölüyordum, Geçerken Uğradım" isimli kitabı da çıktı.
İliştirdiği notta " Sizi 10 günde 100 yıllık bir İstanbul seyahatine derin bir aşkla çıkaracak" yazıyordu.
Çok heyecan verici. Kendisine de çok teşekkür ediyorum. Kitapların isimleri de beni canevimden vurdu. Neden daha önce tanışmadım diye kendime kızdım. İkisini de birlikte okumayı düşündüm.
Birini okurken diğeri gecikecekti diye! Bu gece başlayacağım, sanırım önce Ereğli İşçi Hikâyeleri okunacak...
Sevgili Can Kartoğlu bana nefes aldığım ve bilincimin yerinde olduğu zamana kadar unutamayacağım ve değerini hiçbir sözle anlatamayacağım bir yaşam deneyimi verdiniz. İlişkilerin gündelik, sıradan ve çabuk tükenen, içleri boşalmış, samimiyetlerini iyice yitirdiğini düşündüğüm şu zamanlarda umut/gülen yüz oldunuz.
Kulaklarınızdan çiçek, aklınızdan/gönlünüzden hikâyeler ve dostluklar hiç eksilmesin.
Yazılmış ve yazılacak olan bütün kitaplar kadar teşekkürler ve sevgilerimle...
Kitap sıkı dostluk ve sevgileri başlatır, beğendim bu anını Hülya. Can Kartoğlu ve kızını da tanımış oldum :)
YanıtlaSil